Thursday, July 16, 2015

Murat Uyurkulak Tol

Bir kitabın devamının nasıl olacağına dair yorum yaptırır bize, giriş cümlesinden bahsediyorum.

"Devrim vaktiyle bir ihtimaldi ve çok güzeldi" cümlesiyle başlayıp yüzümü güldüren bir kitaptan bahsedeceğim bugün.

Murat Uyurkulak'ın Tol isimli kitabı.


Tol neymiş? diye araştırdım . Tol Kürtçe'de İntikam demekmiş.
Kitabın kapağı, ismi, yazarı, giriş cümlesi size çok farklı şeyler gibi geliyor değil mi ?
Aslında kitapta aynen öyle her şeyden bahsediyor.

Kitap bir küfür, bir taş, bir ağıt, bir tokat gibi.
T, O , L  şeklinde üç bölümden oluşuyor TOL ismini ve anlatmak istediklerini tamamlıyor böylece.

"çözüldün ve utancından ölecek haldesin. Adın ancak dünyanın yarısı havaya uçarsa temizlenir diye düşünüyorsun. Zaten durmadan bunu planlıyorsun. Birbirinden nafile intikam planlarıyla oyalanıyorsun. Kafana kurşun sıkana kadar da bundan başka bir şey yapacağın yok."


Kitapta 68 döneminde Türkiye'deki sosyalist kanattan bir kurmaca öykü anlatıyor bizlere.
Üslup şairane , kitabı okurken görüyor , yaşıyor , duyuyor , kuruyorsunuz.
Karakterler kimleri anlatıyor diye gözünüzün önüne getirmeye çalışıyorsunuz. 68'in intikamı olan bu kitabı o dönemleri yaşayan insanların çok daha iyi anlayabileceğini düşünüyorum.
Politik duruşunun yanında karakterlerine dair yaptığı kişilik analizlerini enfes buldum Uyurkulak'ın. Kaybedenlerin öyküsünü anlatan bu kitapta siyasi duruşlara karşı yaptığı felsefi derinliği rahatlıkla seçebiliyorsunuz.

"Dünyada varoluşumun bu kadar sorunlu olacağını hiç tahmin etmemiştim...Yirmi yaşında, kalıbı, rotası, adı gayet belli bir hayata yazılıydım. Otuz yaşına geldiğimdeyse, bin kapıdan kışlanmış bir tavuk kadar şaşkındım. Ne bir rotam, ne kalıbım ne de adım kalmıştı artık. Bildiğim, öğrendiğim hiçbir şeyden emin değildim.Ağzımı araladığımda, dudaklarım yuvarlaklaşıp bir balık misali ağır ağır açılıp kapanıyor, beynimde cümle fikrimi felç eden sıcak,koyu sıvılar dolaşıyordu. Oysa yaşlandıkça, en azından birkaç şeyden emin olması gerekmez miydi insanın ? "


Anlatımın şairaneliği ve doyuruculuğu bu kitabı konusunu sevmeyenlerin dahi devamını merak edercesine okuyacağından emin olmamı sağladı.
Bu kitabı yazmak değil okumak için bile insanın cesareti olması gerekiyor. Gerçekten taş gibi sert, ağır bir kitap. Murat Uyurkulak'ın da söyleyecekleri varmış.

ve kitap şöyle bitiyor :

"ma ne durisız! topal effe gabardan inmış amed'e giriy laa.."

sonra ne oluyor ?
kitap bitince ağzınızda kötü bir tat kalıyor.

0 comments:

Post a Comment